24 Eylül 2012 Pazartesi

Mor mu olsun , Beyaz mı?

Düğünlerden sonra 2 ay geçti ama ben hala açıp açıp fotoğraflara bakmaktan henüz yorulmadım :) Her fotoğrafta da başka bir güzel anıyı hatırlamak çok keyifli oluyor. 

Düğün ile ilgili yazı yazmayı artık bırakıp, önceden olduğu gibi "işte bunu ben yaptım" kıvamındaki ıvır zıvır keyifli uğraşlarıma dönmeliyim sanırım. Ama son bir kaç detay daha yazıvereyim de baktıkça mutlu olmaya devam edeyim bence :)

Şimdi bir kaç ay öncesine dönüvereyim ... :)

Her şeyi ama her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen mükemmel bir anneye sahibiz. Bu her şeyi düşünen ve çok şükür çok zevkli olan anneciğim benim düğün takılarımı da yıllar önce görüp beğenip alıp kaldırıvermişti. Herkesin bayıldığı güzelim inci takılarım, ben evleneyim de gelinliğimin üzerine takıvereyim diye sanırım bi 7-8 yıl bekledi beni sabırla :) 

Ama şimdi ben düğün hazırlıklarına başlayınca "Ama ben gelinliğimin üzerine ametist taşlı takılar takmak istiyorum, klasik inci takılı gelin olmak istemiyorum" diye çıkıverdim ortaya  :) ( hain evlat n'olacak :) ) Zaten yıllardır "N'olur düğünümde mor ayakkabı giyeyim ben " diyişlerimden böyle bir takı isteğine de hazırlıklı olmalıydı bence annem :)

Bir haftasonu annemle gezerken gördüğüm bol ametist taşlı ışıl ışıl takı setini görüp, annemden de sadece "fotoğraf çekimi" için onayı alınca ametist taşlı takılarıma kavuşmuş oldum.






Mor ayakkabılara gelince yine "sadece fotoğraf çekimi" adı altında mor ayakkabılarım da oldu çok şükür, ve annem saçma bulsa da ( pek çaktırmadı ama aslında çok sevdi ;) ) kendi elleriyle gelinliğimin altına giymem için mor tüllerden tarlatan dikti. 




Veeee düğün sayısı ikiye çıkınca morlarımdan vazgeçmedim tabiki de :) Ankara'daki düğün boyunca mor takılı , mor tüllü, mor ayakkabılı ve mor çiçekli (çiçeğim şurada) bir gelin oldum. Samsun'da da inci takılı, incili tacı olan, beyaz ayakkabılı (fotoğrafta parlamış pek belli olmamış ama onları da çok seviyorum ben), bembeyaz bir gelin oldum :) 

Bence çok şanslıydım çünkü ne benim, ne de annemin içinde kalmamış oldu hiç bir şey. Bence bütün gelinler öyle ya da böyle zaten çok çok güzel oluyor, gelinlik herkese yakışıyor. Önemli olan içinde kalmamış olması...

İnşallah evlilik hazırlığı yapan herkes içinde, aklında bir şey kalmadan mutlu mutlu evlensin :)

7 Eylül 2012 Cuma

Soğuk Seramik Gelin Çiçeğim :)


Düğün hazırlıkları sırasında düşünülmesi gereken bir konu da gelin çiçeğiydi. Hakan canlı çiçek seviyordu ve Samsun'daki düğünde canlı çiçeklerden bir buket yaptırmayı istiyordum o yüzden, ama 2 gün önceki düğün için bir canlı gelin çiçeği buketine daha para vermek istemedim ve de gereksiz buldum açıkçası. 

Sonra "ya aslında ben soğuk seramik hamurundan mı yapsam, yapsam nasıl olur" diye düşünürken buldum kendimi ( tabi annemden bu süreçte yine ayy bu kız bizi rezil edecek..., ayça bak sadece fotoğraf çekimi için ama... cümleleri ^^). İnternetten bulduğum bir kaç örnek gelin , ve Edoşumun da verdiği gazla seramik hamurunu aldım elime başladım gül goncalarımı yapmaya :) Başladığım zamanki hali ve nasıl yaptığım şurada mevcut :)

Ben güllerimi oluşturup kurumaya bıraktıkça evdekiler sevmeye başladı ama yine de gelin buketi olarak hayal edemediler sanırım. Hakan da görünce beğendi ama yaptığım şeyi saçma buldu.

Pes etmeden 5 mor 5 eflatun 10 tane gül goncası hazırladım. Aralarına gerçek cipso ve yeşil yapraklar koymayı düşünüyordum, o yüzden buket haline getirme işlemini düğüne mümkün olduğunca yakın zamana erteledim. Düğünden tam 2 gün önce suyun içine kopduğum cipsoların dökülmeye başladıklarını görmek azıcık hayal kırıklığı olmak üzereydi ki, halamın fikri ve desteğiyle nikah şekerlerimi  (şurada) yaparken kullandığım yapma cipsoların kalanını dolduruverdik güllerimin aralarına :) Tüller ve mor kurdelelerle sarıp sarmalayınca böyle bir güzellik çıktı işte ortaya :) Hem güzel hem çok kalıcı oldu.



Gelin buketim herkesten tam not aldı. Çok beğenilince Samsun'daki düğünde de canlı buketten vazgeçip el yapımı buketimle tamamladım düğünlerimizi :) 

Gelin çiçeği atma işlemine pek uygun değildi, kafa göz yarabilirdim bunu atsaydım :) O yüzden gelinlikçimin verdiği beyaz kumaş güllerden yapılmış buket havalandı düğün sonunda, ve Merve'nin kucağına konuverdi :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...